DÜNYA
Giriş Tarihi : 14-10-2020 22:50

Biden'ın, oğlunun yönetim kurulunda olduğu Ukraynalı şirketle ilişkisi olduğu iddia edildi

ABD'de Demokrat başkan adayı Joe Biden'ın başkan yardımcılığı yaptığı dönemde oğlu Hunter Biden'ın Ukraynalı enerji firması ile ilişkilerine müdahil olduğu ve bu firmayı soruşturan başsavcıyı kovlamaları için Ukrayna'ya baskı yaptığı iddia edildi. Eylül 2019'da adı açıklanmayan bir "muhbir" tarafından yazılan raporda, ABD Başkanı Donald Trump'ın, Demokrat rakibi Joe Biden ve oğluna yönelik Ukrayna'da soruşturma yapılması için 2019 Temmuz ayındaki telefon görüşmesinde Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy'e baskı yaptığı belirtilmişti.Bunun üzerine Temsilcilier Meclisi, Trump hakkında azil soruşturması açmıştı. Yaklaşık 5 aylık süreçte Temsilciler Meclisinde aralık ayında iki azil maddesiyle suçlanan Trump, 5 Şubat günü Senatoda yapılan oylama sonucunda her iki suçlamadan da aklanmıştı.

Biden'ın, oğlunun yönetim kurulunda olduğu Ukraynalı şirketle ilişkisi olduğu iddia edildi

Washington

New York Post'un ele geçirdiği ve Joe Biden'ın oğlu Hunter Biden'a ait olduğu iddia edilen e-maillerde Joe Biden'ın başkan yardımcısı olduğu dönemde, oğlu Hunter Biden'ın Ukraynalı enerji şirketi Burisma ile ilişkisi ortaya çıktı.

Hunter Biden'ın aylık 50 bin dolar maaşla yönetim kurulu üyesi olduğu Burisma'nın yönetim kurulunda bulunan Vadym Pozharskyi'nin Mayıs 2014'teki bir e-mailinde Hunter Biden'a "Etkinizi şirketimizin yararına nasıl kullanabilirsiniz?" diye yazdığı ortaya çıktı.

Hunter Biden ise buna yanıt olarak o an Katar'da olduğunu belirtti ve "Burisma'ya yönelik resmi bir suçlama var mı?" sorusunu yöneltti.

Aynı gün içinde Burisma bir duyuru yaparak Hunter Biden'ı da yönetim kurullarına aldıklarını açıkladı.

Pozharskyi, 17 Nisan 2015'te Hunter Biden'a gönderdiği mailde, "Sevgili Hunter, beni Washington'a davet ettiğin, babanla tanıştırdığın ve onunla vakit geçirme fırsatı tanıdığın için teşekkür ederim." ifadelerini kullandığı görüldü.

Biden'ın kovulmasını istediği başsavcı Burisma'yı soruşturuyormuş

Pozharskyi'nin 2015'teki mailinden yaklaşık 8 ay sonra, o dönem başkan yardımcısı olan Biden'ın Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroshenko ve Başbakanı Arseniy Yatsenyuk'a, Başsavcı Viktor Shokin'i görevden alması için baskı yaptığı belirtildi.

Biden bu baskıyı 2018'de yaptığı bir konuşmada kendisi de kabul etmiş ve "Onlara bakıp, 6 saatleri olduklarını söyledim. Başsavcıyı kovmazlarsa bizim onlara yardımları geri çekeceğimizi belirttim." demişti.

Joe Biden, ABD'nin Shokin'in kovulmasını yolsuzluk şüphesi nedeniyle istediğini iddia etse de Shokin, Mart 2016'da kovulduğu zaman Burisma'ya soruşturmak için özel planları olduğunu söyledi.

Maillerin bulunduğu bilgisayar tamirciye bırakıldıktan sonra geri alınmadı

Joe Biden, Hunter Biden ve Burisma ile ilgili sorulara sürekli "Ben hiçbir zaman oğlumla deniz aşırı iş anlaşmaları hakkında konuşmadım." yanıtını veriyordu.

Söz konusu maillerin ortaya çıktığı bilgisayarın Nisan 2019'da Biden'ın da memleketi olan Delaware'deki bir bilgisayar tamircisine bırakıldığı aktarıldı.

Bilgisayar tamircisinin sahibi ise bilgisayarı kendisine sudan dolayı hasar gördüğü için bir kişinin bıraktığını ve bir daha bu kişinin gelmediğini kaydetti.

Bu kişinin Hunter Biden olup olmadığından emin olamadığını belirten tamirci, bilgisayarın üzerinde Joe Biden'ın yaşamını yitiren oğlu Beau Biden adına kurulan vakfın etiketi olduğunu söyledi.

Söz konusu bilgisayarı aralık ayında FBI'a teslim ettiğini belirten tamirci, teslimattan önce bilgisayarın içindeki bilgileri kopyalayarak, bunu Donald Trump'ın avukatı Rudy Giuliani'nin avukatı Robert Costello'ya verdiğini aktardı.

Burisma olayı Trump'ı azlin eşiğine getirmişti

Eylül 2019'da adı açıklanmayan bir "muhbir" tarafından yazılan raporda, ABD Başkanı Donald Trump'ın, Demokrat rakibi Joe Biden ve oğluna yönelik Ukrayna'da soruşturma yapılması için 2019 Temmuz ayındaki telefon görüşmesinde Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy'e baskı yaptığı belirtilmişti.Bunun üzerine Temsilcilier Meclisi, Trump hakkında azil soruşturması açmıştı. Yaklaşık 5 aylık süreçte Temsilciler Meclisinde aralık ayında iki azil maddesiyle suçlanan Trump, 5 Şubat günü Senatoda yapılan oylama sonucunda her iki suçlamadan da aklanmıştı.