GÜNCEL
Giriş Tarihi : 17-11-2020 21:15   Güncelleme : 17-11-2020 21:15

'Çocuk istismarcılarına caydırıcı yaptırımlar şart'

Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Düzgün, istismar mağduru çocukların sayısının her geçen gün artmakta olduğunu ve önlemlerin de yetersiz kaldığını kaydederek, istismarcılara karşı daha caydırıcı yaptırımların uygulanmasının oldukça elzem olduğunu ifade etti.

'Çocuk istismarcılarına caydırıcı yaptırımlar şart'

Sakarya Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Av. Elif Erdem Düzgün, 18 Kasım Avrupa Çocuğun Cinsel Sömürüsü ve Cinsel İstismarına Son Verme Günü’ne ilişkin basına açıklamalarda bulundu. Merkez Başkanı Düzgün, “Avrupa Konseyi, 12 Mayıs 2015’te Bakanlar Komitesi’nde aldığı kararla 18 Kasım’ı, “Avrupa Çocuğun Cinsel Sömürüsü ve Cinsel İstismarına Son Verme Günü” ilan etmiştir. Ülkemizin de taraf olduğu Lanzarote Sözleşmesi özellikli olarak çocukların cinsel sömürü, istismar ve şiddetten korunmalarını amaçlayan uluslararası bir sözleşmedir. Cinsel sömürü ve istismar mağduru çocukların sayısı her geçen gün artmakta ve önlemler ne yazık ki yetersiz kalmaktadır. Hukuk düzeni içerisinde istismarcılara karşı daha caydırıcı yaptırımların uygulanması oldukça elzemdir" dedi

TEMİZ DUYGULARLA

Çocuklar en temiz duygularıyla kolaylıkla güven duydukları, kandırılıp korkutulabildikleri için istismara açık olduğunu vurgulayan Düzgün açıklamasına şöyle devam etti, "Çocukluk çağında maruz kalınan istismar eylemi çocukta travma yaratıp ruhunda derin yaralar açar ve mağdur üzerindeki etkilerini yetişkinlik çağında dahi göstermeye devam eder. Çocuğun yakınlarından biri tarafından cinsel anlamda istismar edilmesi eylemi de maalesef sıkça karşılaştığımız, utanç ve üzüntü ile takip ettiğimiz vakalardan olup, bu durum çocuktaki güven duygusunun daha derinden zedelenmesine, psikolojik olarak daha ağır hasar görmesine sebep olmaktadır. Cinsel istismar mağduru çocuk reddedilme endişesi ve sonuçlarından korkma duygusu ile kendisine yapılan bu çirkin eylemi açıklamaya çoğu zaman çekinse de hiçbir durumda çocuk uğradığı cinsel istismardan sorumlu tutulamaz.

SOSYAL BİR SORUN

Çocuğa karşı yapılan bu kötü muamele toplumun her kesimini ilgilendiren sosyal bir sorundur. Çocukları cinsel sömürü ve istismara maruz bırakan zihniyeti kabul etmemiz mümkün değildir. Çocukların menfaatlerini en üstün değer olarak kabul etmek, onların psikolojik gelişimlerini sağlıkla sürdürebilmelerine yardımcı olmak amacıyla ve bu doğrultuda çocuğun zarar gördüğü istismarcılara karşı önleyici, koruyucu ve caydırıcı tedbirler almak birincil görevimizdir. En nihayetinde çocuklar ülkemizin geleceğidir. Onlar cinsel sömürü ve istismardan uzak, duygusal ve psikolojik anlamda sağlıklı ve sevgi dolu bir ortamda özgürce yaşamalıdır. Aydınlık bir gelecek için özgüvenli, duyarlı, çağdaş, hoşgörülü, bilinçli ve sağlıklı düşünebilen sosyal çocuklar yetiştirmek hepimizin sorumluluğudur. Bu anlamda çocuklarımız arasında cinsiyet, ırk, renk, dil, din, milli veya sosyal köken gibi hiçbir ayrım gözetmeksizin onları her türlü sömürü, istismar ve şiddetten korumalıyız. Çocuklarımıza haklarını öğretmeli, kendilerini rahatça ifade edebilmeleri için onlarla doğru, aktif ve açık iletişimler kurmalı, onları sevgi ve merhamet ortamında büyütmeli, mahremiyetin önemi konusunda bilinçlendirmeliyiz.

HER TÜRLÜ ŞİDDETİN KARŞISINDAYIZ

Sakarya Barosu Çocuk Hakları Merkezi olarak çocuğa karşı yapılan her türlü cinsel istismar, sömürü ve şiddetin karşısındayız. Cinsel sömürü ve istismar mağduru olan her çocuğun ruhen ve fiziken iyileşmesini önemsiyor, hukuki olarak atılacak adımlarda onlara yol arkadaşlığı yapmaktan asla kaçınmadığımızı bir kez daha yineliyoruz” dedi.