GÜNCEL
Giriş Tarihi : 19-01-2021 14:17   Güncelleme : 19-01-2021 14:59

Elektriksiz Ada’da vardı, “Mum zengini bakkallar”

Laz Tohum Hoca, Boşnak Bakkal Mehmet Efendi, Muhacir Bakkal Şaban Efendi, Tatar Bakkal İbrahim Efendi ve Gürcü Bakkal Harun Hoca Efendi “ mum zengini” idi

Elektriksiz Ada’da vardı, “Mum zengini bakkallar”

İRFAN ÖZDİLEK NİŞANCIK

 

Her zaman anlattığım dinlediklerimden en önemli dördünün içinde yer alır, Fahri Baba.

Ardından Muzaffer Şatır, Üstat Vedat ve Eczacı Mehmet Toplar.

Fahri Baba dediğim Merhum Gazeteci Fahri Çatallar’ dır. Muzaffer Şatır dediğimde tanıdığım “eski tüfek demokrat” diye adlandırdığım Fahri Baba’nın bugünkü ifade ile “kanka”sı.

Yanından ayrılmazı, kader arkadaşı ve aynı ekmeği-aynı suyu paylaştığıdır.

Üstat Vedat, Adapazarı’nda 1979 yılında başladığım ilk gazetecilik yıllarımda tanımakla bahtiyar olduğum, Adapazarı’nı sıkça eski halile dinlediğim, ender Adapazarlılardandır.

Ne Fahri Tuna tanır onu ne de İlhan Baba. Belki de Kemal Özden, Nihat Balcı, Avni Karpuzcuoğlu, Halit Ersoy, Yaşar Akşahin, Niyazi Güdüloğlu tanırdı ama anlatamazlar.

Kimi merhum olup aramızdan ayrılmış kimi de Avni Karpuzcuoğlu ve Nihat Balcı gibi Adapazarı’ndan taşınıp İstanbullara, Artvinlere kim bilir belki de Bursalara gitmişlerdir.

Bu habere konu olan “Elektriksiz Adapazarı’nın mum zengini bakkal esnafını çoklukla ve sıkça dinlediğim çok olmuştur. Fahri Baba, Eczacı Mehmet Toplar, Muzaffer Şatır ve Üstat Vedat’tan dinlediğim bakkalların ekmekten çok mum satmalarının hikâyelerini anlatmaya satırlar yetmez. Kimler yokmuş ki; Adapazarı’nın elektriksiz günlerinin bakkalları arasında. Bakın Fahri Baba nasıl anlatıyor, Eski Reji’deki Tatar Bakkal İbrahim Efendi’yi. “Bakkal İbrahim Efendi 93 Harbi’nde ailesi ile birlikte Çarlık Rusya’sından kaçıp gelenlerden. İlk yerleşimlerini bizim sokağın sonunda bugünkü Başak Camii’nin karşısında bir Ermeni’den aldıkları eve yerleşerek yapanlardan. Gelir gelmez, Çarlık Rusya’sından getirdikleri paralarla bakkal kurmuşlar.

KAHVEHANE | İstihbarat ve AnalizKurtuluş Savaşı2na kadar kıt-kanaat geçinmişler, babam Mehmet Efendi öyle anlatırdı. Öyle çok çeşit mal yok ellerinin altında. Çuvallarda buğday, arpa, fasulye vs. var. Hayvanlara yem diye satılan kuru otlar tellerle ve çaputlarla bağlı, satılırmış. Bunun yanı sıra mumdan ve kandil yağından geçilmemiş dükkânlarında. Mum satışı, kandil yağı satışı insanların ekmekten çok alımına rağbet ettikleri tercihleri olurmuş. Babam derdi ki mum satışlarından elde ettikleri kazanç onları oturdukları Ermeni evindeki kiralık hayatlarını kendi mülklerinde ikamete çevirmiş”. Eczacı Mehmet Toplar’ da anlatıyor ki, “Karaağaç’ta Tohum Hoca vardı, Laz. Büyük bakkallarından, zengin ve bol kazançlı kapılarından biri idi, Adapazarı’nın. Elektriksiz Ada’nın en zengin bakkallarındandı. En çok mum onun dükkânından ve Kuyudibi Caddesi’ndeki Muhacir Şaban Efendi’nin dükkânında satılırdı. Şaban Efendi’nin bakkalında şekerler çuval-çuval, buğdaylar yığın-yığın müşteri beklerdi. Mum sabah ezanı ile satılmaya başlar öğlen ezanı okunmasına bir-iki saat kala tükenirdi.

Osmanlı Kahvehaneleri | Pera Müzesi BlogKimi Ada’lı Orhan Camii ile Orta Cami’de kıldığı öğlen namazı ardından gelirdi, bakkalına. Amaçları mum almak. Ama nafile, yüzlerce mum satılmış ve bitmiştir, çoktan. O da “mum zengini sayılırdı”. O kadar çok kazandı ki derdi Tohum Hoca, benim evin karşısındaki üç katlı ahşap konağı satın aldığında kapısına “Mum Konak” yazacağını söylerdi.”

Canımın içi, sohbetin kralının sahibi, lafın gediğinin çekici ve Adanın mazisinin gizli kahramanı Muzaffer Abi, 1943 yılında Kuyudibi Caddesi üçüncü çeşme sokağında bulunan ufak bakkal dükkanının sahibi Boşnak Bakkal Mehmet Efendi için “Mum satarak parayı bulanlardan.

Kahvehaneler Osmanlı'da halkın sesinin duyulduğu kamusal alanlardıOnun bakkalında satılan mumun yarısı kadarı Gürcü Bakkal Harun Hoca Efendi’nin bakkalında satılırdı. Gürcü Bakkal Harun Hoca Efendi’nin bakkal dükkânına daha çok hemşerileri gelir alış-veriş ederdi. Açık hesap verdiği de olurdu, alacaklarını alamazlıktan şikayet etmezdi ama Boşnak Bakkal Mehmet Efendi çok yakınırdı, batan parasından. Batan paramın tamamına yakını mum parası kazandığım paranın önemli bir miktarı da mum satışından der dururdu. Mum zengini onlardı, Adapazarı’nda.

Elektriksiz Ada’nın mum satışının zenginleri diye nam salmışlardı” diye anlatırken, kendisinin çok istediği halde bakkal olamadığından şikâyet ederdi.

 

http://www.sakaryahalk.com/m-elektriksiz-ada-da-vardi-mum-zengini-bakkallar-2914.html

19 KASIM 2017 PAZAR SAKARYA HALK GAZETESİ'NDE YAYINLANMIŞTIR.