GÜNCEL
Giriş Tarihi : 22-11-2020 13:08

Kültepe'de Eski Tunç Çağı'na ait tanrıça heykeli bulundu

Kültepe Kazı Başkanı Prof. Dr. Kulakoğlu, "Şimdiye kadar bulunanların en büyüğü. 4 bin yıl önceki dönemde bundan daha büyüğü yok. Kültepe'de de yok, başka yerde de yok. Çok özel bir eser bizim için." dedi.Önceki yıllarda bu heykelin yarısı kadar olanları bulduklarını belirten Kulakoğlu, "Şimdiye kadar bulunanların en büyüğü. 4 bin yıl önceki dönemde bundan daha büyüğü yok. Kültepe'de de yok, başka yerde de yok. Bizim için çok özel bir eser. Tekil, ünik eser, başka bir benzeri yok. Bu bölgeye Kültepe'ye özgü yine dini inançları gösteren en nadide eserlerden biri." diye konuştu.

Kültepe'de Eski Tunç Çağı'na ait tanrıça heykeli bulundu

Kayseri

Kültepe Kazı Başkanı Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu, Kültepe Kaniş/Karum Höyüğü'nde gün yüzüne çıkardıkları tanrıça heykelinin Eski Tunç Çağı'na ait Anadolu'da bulunan en büyük heykel olduğunu söyledi.

Yaklaşık 72 yıldır arkeolojik kazıların yapıldığı Kültepe'deki kazılar, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu başkanlığında sürüyor.

UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi'nde yer alan Kültepe'de bu yılki kazılara ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulunan Kulakoğlu, 12 ay süreli kazılar arasında yer alan Kültepe'de yeni tip koronavirüs nedeniyle az sayıda kişiyle çalıştıklarını ifade etti.

Her yıl Kültepe'de sürpriz buluntu ya da mimari eserle karşılaştıklarını anlatan Kulakoğlu, bu yıl 2018 yılında kazmaya başladıkları ve 35 idol, heykelcik buldukları yerde kazıları sürdürdüklerini belirtti.

Bu yılki kazılarda da aynı yerde 20 civarında yeni esere ulaştıklarını aktaran Kulakoğlu, "Aslında sadece bu çıkarılanlar değil, o odanın içindeki her şey bizim için çok önemliydi. Zor bir çalışma ortamıydı çünkü her yer yanmıştı. Eserlerin büyük kısmı zarar görmüştü. Şimdiye kadar Anadolu'da Eski Tunç Çağı'na ait en büyük heykeli bulduk. 45 santimetre yüksekliğinde bir eseri, heykeli bulmanın sevincini yaşıyoruz. Bu çok özel bir eser." diye konuştu.

"Bu eser yaklaşık 4 bin 200 yaşında"

Daha önceki kazılarda da bu figürün benzerlerinin bulunduğunu ifade eden Kulakoğlu, temizlendiğinde figürün daha net anlaşılacağını dile getirdi.

Muhtemelen heykelin elinde bir obje tuttuğunu, bunun daha önceki dönemlerde bulunmuş örneklere bakarak bir hayvan olabileceğini aktaran Kulakoğlu, şöyle devam etti:

"Tapınım sırasında muhtemelen tanrılarına ithaf etmek üzere onların tasvirlerini bir mabedin kutsal odasında sergilerler ya da tapınak bunları yaptırır, bir atölye vardır, burada bu heykelcikler tanrılara sunmak için kullanılır. Eserimizin aslında yapısı zayıf, jipsun denilen alçı taşından oluşuyor. Suya ve neme karşı çok hassas. Burada ince temizliğini yapıyoruz, müzede sergilenecek. Biz bu eserleri arkeoloji literatüründe tanrıça olarak yorumluyoruz. Bu eser yaklaşık 4 bin 200 yaşında. 4 bin 200 yıl önce bu bölgede, Orta Anadolu'da bu tür kutsal sayılan kişilerin tanrılık sembolü yoktur. Hitit döneminde ya da koloni çağında özellikle bu tür figürlerin başında boynuzlu başlık olur. Burada henüz Anadolulu yerli insanların kendi dünyalarında gördükleri kişileri temsil etmeye çalıştıklarını, tasvirlerini ürettiklerini görürüz. Bu tasvir edilen kişinin kutsal olması lazım. Kültepe'de bütün bulunan heykeller, heykelcikler, idoller hep kadındır. Şimdiye kadar hiç erkek bulunmadı. Çıplak vaziyettedir, süslü bir tahtı vardır. Arkasında saç örgüleri vardır."

"Bizim için çok özel bir eser"

Önceki yıllarda bu heykelin yarısı kadar olanları bulduklarını belirten Kulakoğlu, "Şimdiye kadar bulunanların en büyüğü. 4 bin yıl önceki dönemde bundan daha büyüğü yok. Kültepe'de de yok, başka yerde de yok. Bizim için çok özel bir eser. Tekil, ünik eser, başka bir benzeri yok. Bu bölgeye Kültepe'ye özgü yine dini inançları gösteren en nadide eserlerden biri." diye konuştu.

Kulakoğlu, bulunan heykelin temizleneceğini, müzede dururken bozulmasının önüne geçmek için koruma uygulanacağını dile getirdi.