GÜNCEL
Giriş Tarihi : 21-11-2020 23:11   Güncelleme : 21-11-2020 23:11

Sevgili ülkücü kardeşlerime tarihi bir uyarımdır...!

Bülent Arınç konusuna girmeden, hafızamda kalan iki olayı sizlerle paylaşayım; Bundan yaklaşık bir ay önce bir işadamı dostumu ziyarete gittim. İşadamı dostum, oğlu ile birlikte ticari faaliyet yapıyor. Gençlik yıllarında Ülkü Ocaklarında görev yaptı. Olgun yaşlarda MHP'de görev yaptı. Oğlu da bir dönem MHP'de görev yaptı. Çay kahve sohbeti yaparken, işadamı dostumun oğlu söze girdi; "Abi, 2023 seçimlerinde ülkücülerin çoğunluğu Tayyip Erdoğan'a oy vermeyecektir" dedi. Bu sefer bende "Yeğenim, ülkücüler Tayyip Erdoğan'a oy vermeyecekte, her biri birer fetö üst aklı projesi Kılıçdaroğlu'na, Meral'e mi oy verecek?" diye sordum. Kem küm etti, sağlıklı bir cevap veremedi.

Sevgili ülkücü kardeşlerime tarihi bir uyarımdır...!

BÜLENT ARINÇ'IN AÇIKLAMALARININ BANA HATIRLATTIKLARI/1;

İzzet Dönmez

MHP'li işadamı dostum, durumu kurtarmaya yönelik cevaplar verdi.

Kafam karışık olarak oradan ayrıldım.

Bülent Arınç'ın son açıklamaları üzerine, sosyal medyayı sıklıkla kullanan ülkücülerin paylaşımlarına bakıyorum.

Sanki zembereği boşalmış saat gibiler.

Paylaşımların ortak paydası şunlar;

"Bülent Arınç, bu söylediklerini kendi başına yapmaz. Mutlaka yukarısının onayı vardır"

"Acaba Cumhurbaşkanı yeni bir açılım sürecinin işaret fişeğini mi yaktı?"

"Cumhur İttifakı bitip, yoksa ülkücüler satışa mı geldi?"

Benzeri yorumlar devam edip gidiyor.

Aslında ülkücülerin sayın Cumhurbaşkanı'nı içine sindirmeleri hiç kolay olmadı.

Hatta çoğunluğunun sindirdiği söylenemez.

Hiçbir zaman ülkücüler blok olarak Cumhur İttifakına oy vermemiştir.

31 Mart 2019 Yerel Seçimlerinde sandık sonuçları ortada işte.

23 Haziran'da çok önemli sayıda Ak Partili Doğu Karadeniz seçmeni de Ekrem İmamoğlu'na oy verdi.

800 bin fark böyle doğdu.

En asgariden 400 bin ülkücü 31 Mart'ta Ekrem İmamoğlu'na oy vermişti.

23 Haziran'da yine en az 400 bin klasik Ak Parti seçmeni de hemşerilik ilişkileri nedeniyle, Ekrem İmamoğlu'na oy verdi.

Zaten bir kenar mahalle Belediye Başkanı olan Ekrem İmamoğlu'nun tercih edilmesi de bu nedenledir.

Ülkücülerin sayın Cumhurbaşkanı'na mesafeli durmasının en önemli bir nedeni de, 2002'den itibaren gelen kıran kırana siyasi mücadeledir.

MHP'nin 2002'de baraj altı kalması, çoğunlukla Ak Parti'dir.

2002'den 2016'ya kadar kesif bir siyasi kavga yaşanmıştır.

Bunu aşmak, kolay iş değildir.

İyi Parti'ye giden ülkücü oylarını da sayarsak, ülkücülerin % 70'inin kesinlikle Tayyip Erdoğan'a oy vermediğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

Hem Ak Partililere, hem de ülkücülere hiç unutmamaları gereken bir hatırlatma yapıyorum;

Cumhur İttifakı, hini hacette bir siyasi ittifaktır.

MHP, MHP'dir,

Ak Parti'de, Ak Parti'dir.

Her iki siyasi parti, ayrı ayrı hükmi şahsiyettir.

Birbirinin aynısı değildir.

Sosyolojik tabanları, birbirine en yakın kütledir.

Burası doğru.

Ayrı partiler olmasını gerektirecek kadarda farklılıkları vardır.

Siyasi partiler, memleketin ali menfaatleri gerektiği an, farklılıklarını bir kenara koyar, müşterek noktalarını önceleyerek, ittifak yaparlar.

Cumhur İttifakı da böyle bir ortaklıktır.

Cumhur İttifakı fikri, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, Ak Parti'nin fikri değil, Devlet Bahçeli'nin fikridir.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, MHP'nin kesin ve kararlı desteği olmazsa, ayakta kalamaz.

Sevgili ülkücü kardeşlerime tarihi bir uyarımdır;

Cumhur İttifakı ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, Ak Parti'den ziyade, MHP'ye yaramıştır.

Şöyle ki;

İyi Parti kumpası, MHP'ye çok büyük bir komplodur.

Şayet Cumhur İttifakı kurulmasaydı, MHP'nin azami oyu % 6'lar düzeyinde kalacaktı.

Baraj altı kalınacağından, Meclis'e de giremeyecekti.

Cumhur İttifakı ile sayın Bahçeli, çok büyük bir oyunu bozmuş oldu.

Cumhur İttifakı sayesinde, Ak Parti'den MHP'ye net ve kemiksiz % 5 oy kayması olmuştur.

Cumhur İttifakı kurulmayıp, eski sistemde seçime girilseydi, bu % 5 oyda Ak Parti'nin hanesinde kalacak ve Ak Parti yaklaşık % 47 oyla yine tek başına iktidara gelecekti.

İşin dahası var;

Seçim ittifakları gündeme gelmeyeceği için, hem MHP ve hem İyi Parti baraj altı kalacağından, Meclis dışında kalacaklardı.

Onların oyuda iktidar hanesine yszılacaktı.

Ak Parti'nin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine çok fazla ihtiyacı yoktur.

Ak Parti'nin ölüsü % 40 oy demektir.

Dirisi % 50'dir.

Ülkücü kardeşlerimin bu durumu sakın akıldan çıkarmaması gerekir.

Bülent Arınç konusuna bir sonraki yazıda devam edeceğim.