GÜNCEL
Giriş Tarihi : 09-01-2021 22:02   Güncelleme : 09-01-2021 22:02

Uzmandan Sosyo-Ekonomik Kuraklık uyarısı!

Dünya’da olduğu gibi Türkiye’de de sıcaklık ortalamalarının ve yağışların azalmasının kuraklık tehlikesini artırdığına dikkat çeken Prof. Dr. Orhan Şen, sosyo-ekonomik kuraklığın da kapıda olduğunu söyledi. Peki sosyo-ekonomik kuraklık nedir?

Uzmandan Sosyo-Ekonomik Kuraklık uyarısı!

Kuraklık tehlikesi kapıda… Barajlardaki doluluk oranı azalıyor. Su kaynaklarının azalması tarımı da olumsuz yönde etkilerken, uzmanlar sosyo-ekonomik kuraklığın da başlayacağını belirtiyor.

Radyo Trafik’te Özay Şendir’in İnce Ayar Programı’na konuk olan Meteoroloji Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, kuraklık tehlikesine karşı önemli uyarılarda bulundu.

“Korktuğumuz başımıza geldi ve bu daha giriş bölümü…” diyen Şen, nüfusun artmasıyla birlikte suya talebin arttığını, buna karşılık doğal kaynakların değişmediğine vurgu yaptı. Doğal kaynakların hor kullanıldığı sürece feryadın süreceğini söyleyen Prof. Dr. Şen, “Su yılı Ekim ayında başlar. Geride kalan 3,5 ay boyunca yüzde 50 daha az yağış almışız. Açığı kapatmak için Nisan sonuna kadar normalin üzerinde yağış almamız lazım. Bu sene biraz zor görünüyor. Geçtiğimiz Haziran ayında, Türkiye’de kışın ılık geçeceği söylendi ve bu gerçekleşti. Araştırmalar önümüzdeki ayların da ılık geçeceğini gösteriyor. Yani açığı kapatmamız mümkün görünmüyor.” şeklinde konuştu.

Kış aylarında buharlaşma olmadığını hatırlatan Orhan Şen, “Mayıs ayıyla birlikte yüzde 25 oranında buharlaşma başlayacak. Biz buharlaşmayı önleyecek sistemleri kullanmıyoruz. Bu kayba bir de İstanbul özelinde yüzde 22-25 oranında borulardaki kaçaklar ekleniyor. Senelik yüzde 25 olan buharlaşma kaybı, küresel ısınmayla birlikte her geçen gün artıyor. Buharlaşma kaybı yüzde 30’lara yükseldi.” ifadelerini kullandı.

Meteoroloji Uzmanı Prof. Dr. Şen, en pahalı suyun olmayan su olduğunu, varken o suyu korumamız gerektiğinin altını çizdi. Güneş enerjisi kolektörleri gibi sistemlerle mevcut suyun 4’te birinin kurtarılabileceğini aktaran Şen, deniz ve yağmur suyu arıtımlarının yapılabileceğini da bildirdi.

Kuraklığın 4 çeşide ayrıldığını belirten Prof. Dr. Orhan Şen, en kötü senaryonun kapıda olduğunu şöyle açıkladı:

“Kuraklığı 4 çeşide ayırabiliriz. Yağışın yetersiz olduğu meteorolojik kuraklık ve buna bağlı olarak yeryüzü sularının azaldığı hidrolojik kuraklık, önde gelen kuraklıklardır. Tarıma yönlendirilecek suların azalması tarımsal faaliyetleri olumsuz yönde etkiler. Göremiyoruz ama tarımsal kuraklık da başladı. Sadece yağmurun yağmaması değil, karın yağmaması da etkili. Kar yağmazsa toprak donar. İyi beslenemeyen, iyi nem alamayan tohum yeteri kadar dallanamaz. Bu da rekolteyi düşürür. Bu sene 5’te 3 oranında düşüş bekliyoruz. Bunu hasat mevsiminde göreceğiz. Çiftçi masrafını çıkaramayacak, böylece sosyo-ekonomik kuraklık görülecek.”

Merkezi ve yerel yönetimlere uyarılarda bulunan Meteoroloji Uzmanı Orhan Şen, “Özellikle nüfusun yoğun olduğu büyük şehirlerimizin su yönetimini iyi yapması lazım. Stratejik planlarında iklim değişikliğini çok iyi analiz edip uygulama planlarına geçmeleri gerekiyor. Yoksa 5 sene sonra çok farklı şeyler konuşacağız. Tarımsal sulama konusunda farklı sistemlere ve az su gerektiren ürünlerin yetiştirilmesine geçiş yapılmalı. Bunları ithal edip, çok su gerektiren ürünleri dışarıdan alabiliriz” değerlendirmesini yaptı.